epeydir yazmıyor olmamla ilgili yakın arkadaşlarıma yaptıgım açıklama, huzurlu-dingin-sakin-memnuniyet düzeyi yüksek-moral bombardımanı yerinde ruh halimin hakimiyeti altında oldugumdu.Şuraya günlük eklemelerimi ihmal etmiyor olsam da, burayı da özlememiş miyim , bence özlemişim.
herşeyden önce dün gece su aygırı timsali içmiş olmanın verdiği bir geceden kalmışlık, göz kapaklarımı kemiren bir ızdıraptır.
ama bu çektiğim ızdırap, dün gece bu hale gelmek için içerken çektiğim ızdırabın yanında nedir ki...
nasıl bir boşvermişlik ve umursamazlıktır ki bu.
koskoca göztepe sahilde, düzgün müzik-alkol ikilisine erişebileceğin bir mekan yok mudur lan!
itinasız, kendi haline bırakılmış, tarzı yok, şahsiyeti yok, bak hatta haysiyeti yok mekanların.
bahar-yaz geldi mi güzel.
at koltukları , sandalyeleri dışarı, iç mekan paçozluktan yarılsın, dışarda millet zaten yer bulduguna şükrederken, kimse sandalyenin pasına kirine bakacak değil, o vakit keyifler gıcır.
kış peki kış...
bok gibi mekanlar, içerisi karmakarışık.
çocugu var, emosu var, tikkysi var, rockerı var, fuckerı var, ne ararsan var, ne döndüğü belli değil, servis yapanlar sıcaklıkla yavşaklık sınırını ayırt edemeyecek kadar görmemiş, kozmopolit mübarek.
90.00 imbat fm arka fonda.
neymiş 2 bira içip muhabbet edelimmiş.
sokarım böyle muhabbete diye hiddetlenesim var.
karşıyakayı özledim ben.
durock barı özledim.
böcük barı özledim.
insan gibi gidip, hayvan gibi içip, sağıma soluma baktığımda içimin açılmasını, kulaklarımın çalan müzikle bayram havasına girmesini, dolup-boşalan-dolup-boşalan patlamış mısır kovalarını, içeri giren 5 kişiden birini tanıma garantisi taşıyor olmayı- özledim de özledim.
masama koysunlar sağlam para, o mekanlardan birini iç-dış-tarz-alt-üst-saç -bıyık- sakal ne isiyorsan yap deseler, o sahilin kralı yaparım orayı.
deliyim gözü kara deliyim,
yakarim romayi da yakarim.
0 comments:
Post a Comment